21 Şubat 2017 Salı
Twitter

Güzel Türkçemiz hakkında güzel bir yazı

Canin s.kk.n ha!
`Byrmz Ktlu Olsn` Mesajı ile başladı benim bu yazıyı yazma niyetim. O gelen, nbr`ler, mrb`lar de cabası... Kısalta kısalta bir hal oluyoruz Türkçemizi..

Canin s.kk.n ha!

`Byrmz Ktlu Olsn` Mesajı ile başladı benim bu yazıyı yazma niyetim. O gelen, nbr`ler, mrb`lar de cabası... Kısalta kısalta bir hal oluyoruz Türkçemizi..


Bir ülkeyi katletmenin en iyi yoludur dilini mahvetmek ve bu ana damara verilecek en tesirli zehirdir. Kendime öyle kızıyorum ki

Maalesef sizler gibi bende bu konuda fanatik olamayanlardanım. Ne hale soktular bizleri, yavaştan girdiler kanımıza ve özentiliğimizin acısını çekeceğimizin farkına bile varamayacak kadar boyadılar gözümüzü...

Amerika'nın en büyük sorunlarından biri, İngilizceyi kısaltarak konuşmaları olduğunu biliyor muydunuz? Mother`a mom demekle başlayan dejenerasyon, eski nesille yenisini birbirinden kopardı.

`İngilizcenin gençler arasında konuşulan halini, Shakespeare duysa kalp krizi geçirir ` diye söylemleri bile var.

`Bana ne onlardan!` diyorum ama yani onlar bile yaptıkları bu büyük hatanın ateşiyle kavrulurken, bizler, farkındalıktan uzak ve gevrek gevrek ileriyoruz ya bu yolda, etkisizliğime kızıyorum.

`Byrmz Ktlu Olsn` Mesajı ile başladı benim bu yazıyı yazma niyetim. O gelen, nbr`ler, mrb`lar de cabası... Kısalta kısalta bir hal oluyoruz Türkçemizi...

Yapmayalım, yapmayalım. LTFN!

***

Kitap okumuyor ama internette shurf yapıyoruz. Hay benim elimi eşek arısı soksun! Yalnızca kelimeleri kısaltmakla kalmıyor, bir de yabancı dilleri işin içine katıyoruz. Cherry domates mesela..

Memleketimin pazarında, kabzımal bağırıyor...

`Çeriiii Domates, çeri domatessss!` `Kiraz domates` demek istiyor yani ...!

***

Bir başka sinir bozucu şey de, Türkçe yazı karakterlerinin çoğu cep telefonunda yer almaması, ya da alsa bile bizim bunu bulup ta kullanamamamız.

`Slm, Nbr?`

`İii! Senden?`

`Cnm s.kkin!`

Alın size bir msjlaşma örneği! Hay elimi eşek arısı soksun... Msj değil, mesaj ama mesaj da değil aslında...

Bizim dilimizde mesaj kelimesinin karşılığı nedir acaba? Şu an aklıma gelmedi ve araştırmayacağım da... Belki iki dakika düşünsem bulurum ama sizlere bırakacağım... Beni eleştirmek yerine bunu araştırın mesela.

***

İsimlerimizin noktalarının çoğunu aldılar... Yakında isimlerimizi de alırlar!... İnternet dilinde, Türkçemin yeri neredeyse yok gibi..

Yani, nasıl mı?

Adınızı Çılgın, soyadınızı Bediş farz edelim. Bu şekilde mail pardon posta adresi almak isterseniz cilgin bedis olarak almak durumundasınız.

Neden mi? Türkçe karakterleri kullanmak istediğinizde, bu meşhur site size şu yanıtı veriyor:

`E-posta adresleri bir harfle başlamalıdır. (Yalnızca harf, sayı, nokta (.), virgül (,)....... Veya alt çizgi (_) içermelidir. Lütfen, farklı bir e-posta adresi yazınız)

Benim canım Ş harfim, Ç harfim, Ö harfim ve dahası yok bu akıllı denilen internette... Bu büyük tehlike memleketimin her yerine yayılmış durumda... Bulaşıcı mı bulaşıcı! ... Devlet büyüklerimiz el atmazsa, bize başkaları el atacak.

Benden bu kadar... Gördüm, sezdim, korktum ve yazdım! En azından bunu yaptım. Bu telefonumun Türkçe karakteri yok. Yarın sabah da nasipse, kendi dilimi datasında (Hay elimi eşek arısı soksun), pardon kullanım özelliklerinde barındıran bir telefon alacağım.

***

Bakın, bu inanın çok ciddi bir sorun... Bana takılmayın bu yazımda...

Mevzuumuz derin, çözüm üretin, bana yardım edin.

Necip Fazıl Kısakürek`in çok kıymetli bir şiiri ile yazımı sonlandırmak istiyorum, müsaade ederseniz...

Bu muazzam şiirin, adını, internette şöyle yazanlar bile var ne acı ki... Cnm İstbl... Ha bu arada internet`in Türkçesi nedir acaba? Kafam karıştı hem de çok fena karıştı!

CANIM İSTANBUL

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanim da vatanim...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta saha kalkmış Fatih`ten kalma kir at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul`da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca`da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tambur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir katibi mi...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sümbül kokan
Türkçe`si bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

Necip Fazıl Kısakürek

TŞKR...!

Serdem Coşkun - Haber 7
serdemcoskun@gmail.com
 

Kaynak: Haber7 http://linkx.me/Wr3w6

 

  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.